İçimde bir boşluk var,
düşlerin ve gerçeklerin arasında.
Zaman,
bunu bir sarmala dönüştürüyor.
Her dönüşte,
daha da kayboluyorum,
ama ne kadar kaybolsam da,
boşluk hep peşimdedir.
Bazen,
içimde bir ses duyarım,
adını hatırlayamam,
ama o ses bana
gerçekle hayalin farkını anlatır.
Bir adım daha atsam,
belki de bu boşluğu geçerim.
Ama her adımda,
içimdeki boşluk biraz daha büyür.
Ve sonra bir gün,
yavaşça fark ederim,
belki de bu boşluk,
bana yeni bir yol göstermeye çalışıyordur.
Her kaybolan şeyin ardında,
belki de bir şeyler bulmak için
sadece durmam gerekir.
Belki de,
boşluğa doğru gitmek,
kendini bulmanın tek yoludur.
Çünkü bazen,
her şeyin kaybolduğu yerde,
gerçekten ne olduğunu
ancak içindeki boşlukla öğrenebilirsin.