İçinde bir yara var,
derin, sessiz ve geçmişten gelen.
Bir gün değil,
her gün hatırlarsın.
O eski sözcüklerin yankısı,
sanki dün söylenmiş gibi.
Geçmiş,
gömleğinde bir iz gibi kalır,
ne kadar temizlesen de,
yıkadıkça daha belirginleşir.
Ve sen,
onun peşinden sürüklensende,
geçmişin hiç gitmediğini fark edersin.
Bazen,
yüzleşmek gerekir,
ama ne zaman yapabileceğini bilmezsin.
Kırılganlık,
birer birer düşen cam gibi,
her düşüşte yeniden parçalara ayrılır.
Ve zamanla,
geçmişin seni sarar,
ama ne kadar sararsa sarsın,
seninle birlikte yol alır,
ve birlikte büyür.