Geçmiş,
her gün biraz daha uzaklaşır,
ama sesi hep kulaklarımda çınlar.
Bir zamanlar var olan anılar,
şimdi sadece bir yankı.
Hep bir soru kalır:
Bütün bu kaybolan zaman,
nerede?
Bir rüzgâr gibi geçip giden yıllar,
sana bir şey bırakmadı mı?
Belki de,
bazı anlar,
hiç yaşanmamış gibi silinir.
Ama hala içimde,
gözlerimde,
bir iz bırakır.
Ve ben,
her geçen gün geçmişin sesini
daha az duymak için uğraşırım.
Ama ne kadar susturmaya çalışsam da,
o sessizlik hep yanımdadır.
Bazen,
geçmişle barışmak,
sadece onun varlığını kabul etmekle olur.
Çünkü her kaybolan şey,
bize bir şey öğretir.
Ve belki de,
geçmişin sessizliği,
bizi gerçek huzura götürür.