Bazen geçmiş,
bir gölge gibi takip eder.
Her hatıra,
her anı,
derin bir yara bırakır.
Ama yara,
zamanla iyileşir mi?
Geçmişin yükünü taşıyorum,
gizlediğim her acıyı,
görmediğim her yüzü.
Ve her gün,
bir adım daha atarken,
geriye bakıyorum,
ve o yük biraz daha ağırlaşıyor.
Ama belki de,
geçmişin yarası,
bizi biz yapan şeydir.
Onunla barışmak,
bize güç verir.
Çünkü geçmiş,
bize öğrettikleridir.
Yaralar,
gizlice iyileşir,
kapanır zamanla.
Ve belki de,
en büyük iyileşme,
geçmişin acılarını kabullenmektir.
Çünkü kabullenmek,
gerçek özgürlüğü getirir.