Bir yanda kalbim,
diğer yanda aklım var.
Biri beni uçurmak isterken,
diğeri yere çekiyor.
İçimdeki fırtına,
dışarıdaki sessizlikle yarışıyor.
Kararsızlık,
bir labirent gibi dolanıyor içinde.
Bir adım atmak isterken,
bütün yollar birbiriyle çakışıyor.
Ve ben,
hem gitmek isterim,
hem de kalmak.
Bazen doğru bildiğimi söylesem de,
içimdeki ses bana
"Yanlış" diyor.
Bazen her şey net gibi görünse de,
karşımdaki gölgeler
her şeyi bulanıklaştırıyor.
Ve belki de,
en büyük huzursuzluk,
kendini bulmaktır.
İçindeki sesleri duymak,
onlara kulak vermek,
ama bir türlü gerçek benliği
tanımlayamamaktır.
Böylece,
gündüz ve gece
içimde bir arada var olur.
Ve ben,
her ikisinin arasında
kendimi bulmaya çalışırım.