Bir sabah,
gözlerini açtığında,
dünyanın seni beklediğini hissedersin.
Ama içeride bir boşluk vardır,
sürekli bir huzursuzluk.
Yalnızlık,
her adımda daha belirgin olur,
sana ait bir ses gibi,
sürekli kulağında çalar.
Bazen düşünürsün,
"Ben neredeyim?"
Bazen ise,
"Kimim ben?"
Ve her seferinde
bu soruların cevabı kaybolur,
yitip gider.
Ama bir gün,
o boşlukla yüzleşirsin.
Yalnızlık,
artık seni terk eder.
Ve içindeki sessizlik,
bir nehir gibi akar,
daha derin,
daha sakin.
Çünkü anlar ve kabul edersin:
Her şey,
kendi iç yolculuğunun bir parçasıdır.
Yalnızlık,
dış dünyada değil,
içinde yaşadığında kaybolur.
Ve sen,
bir zamanlar kaybolduğun o yerden,
şimdi kendi ışığınla yol alırsın.