Geceydi,
zamanın ağır sessizliğiyle sarılmıştın.
Düşünceler,
karanlığın içinde kayboluyordu,
bazen sustukça daha fazla büyüyordu.
Ve her an,
bir parça daha kayboluyordun,
görünmeyen bir boşluğun içine çekiliyordun.
Ama o karanlıkta,
bir yıldız parlamaya başlamıştı,
çok uzakta,
ama yine de seni izliyordu.
Bazen,
görmek için gözlerinle değil,
gönlünle bakman gerekir.
Ve içindeki umut,
bütün karanlıkları aşmak için
her zaman bir ışık bırakıyordu.
Bir adım attığında,
bir adım daha,
yavaşça,
ama kararlı,
o yıldız daha yakınlaşmıştı.
Ve fark ettin:
Karanlık,
sadece ışığı daha parlak gösteren bir zeminmiş.
Umudunu kaybettiğini düşündüğün anlarda,
içindeki güç en derin yerinde seni bekliyordu.
Karanlık,
sadece seni görmek isteyenlere,
güçlü kalmayı seçenlere
bırakacağı bir hatıra olurdu.