Zaman,
hep peşimden koştu.
Bir anlık göz kırpışı,
bir bakış kadar hızla geçti.
Ve her saniye,
bir şey daha kayboldu.
Fırsatlar,
belki de her geçişte
birbirini takip eden gölgeler gibi,
gittikçe uzaklaştı.
Geride kalan,
sadece boşluk oldu.
Bir boşluk ki,
ne kadar doldurmaya çalışsan,
her zaman biraz daha genişler.
O kaybolan zaman,
sana bir şeyler bıraktı.
Ve belki de bu,
gerçek anlamda kaybolmayan tek şeydir.
Ama içinde bir isyan var,
sanki bir şeyleri geri almak istiyorsun.
Her kaybedilen fırsat,
yeni bir şans gibi görünür.
Ve belki de,
zamanın kaybolması,
insanı yeniden keşfetmeye zorlar.
Kaybolan her şey,
bir anlamda seni şekillendirir.
Her boşluk,
daha derin bir bakış açısı getirir.
Ve belki de,
bu kaybolan zaman,
geriye sadece seni bırakmak için vardır.