Kaç yol yürüdüm,
kaç şehre baktım,
kaç rüzgâr esti yüzümde,
ama yine de bulamadım kendimi.
Kendi içime dönmekten korktum,
çünkü sessizlik
bazen en yüksek çığlıktı.
Ama kaçmak,
hiçbir zaman çözüm olmadı.
Bir gün,
ayna gibi bir suyun başında durdum.
Yüzüme baktım,
ama gördüğüm ben miydim,
yoksa yılların bıraktığı izler mi?
İnsan en çok kendine yabancı kalır bazen.
Başka ellerde,
başka sözlerde arar kendini.
Ama anlar ki,
ne yaparsa yapsın,
cevap hep içinde saklıdır.
Ve belki de,
kendini bulmak dediğimiz şey,
aslında yeniden doğmaktır.