Zamanı durdurmak istedik,
avuçlarımızdan kayan yıllara inat.
Ama saatler hep kırık kaldı,
hep eksik, hep yarım.
Bir söz gibi, tamamlanmayan.
Bir sevda gibi, hiç kavuşmayan.
Bir adım gibi, hep geri atılan.
Gözlerinde saklıydı geçmiş,
söyleyemediklerimiz,
affedemediklerimiz,
ve en çok da kendimize itiraf edemediklerimiz.
Şimdi her şey sustu,
eski bir şarkı gibi yankılanıyor içimizde.
Ve biz hâlâ,
kırık saatlerde bekliyoruz zamanı…