Bir zamanlar,
düşlerimde yankılanan
o unutulmuş sözler,
şimdi sessizliğin içinde kayboldu.
Hatıralar,
birer yabancı gibi gelir,
adını hatırladığın bir yüz bile
şimdi bir gölgeye dönüşür.
Ama belki de,
unutmak,
bazen en derin hatıraların
gerçek anlamını ortaya çıkarır.
Çünkü unutulmuş bir şey,
bazen daha gerçek olur,
gerçekliğinden çok
bize bıraktığı boşlukta.
Ve o boşluk,
zamanla büyür,
düşlerimizde bir şekil alır.
İçimizdeki kaybolan her şey,
bir başka anlamla gelir,
belki de bir gün,
gerçekten bulduğumuzda,
bütün unutulmuş hatıralar
bizim için yeniden doğar.
Ve biz,
unuttuğumuz her şeyin
gerçekten kaybolmadığını
fark ederiz,
çünkü her şey,
bize bir şekilde geri döner.