Yasemin Cerene veda edip, evine doğru yol aldı. Hava ılık ve sakindi. O ise ona esen ılık rüzgara kapılmış derince nefes alıyordu, kendine verdiği sözleri düşünüyor ve kendini motive ediyordu. Tek sorun ise kendini hiçbir yere ait hissetmemesiydi. Bu halde bile bir şeyler için savaşması ona bir inanç sağlıyordu. O, umuda inanıyor ve onun için hep yeniden küllerinden doğuyordu. Yasemin düşüncelerine bir süre kilit vurduktan sonra aklına evinin sokağında olan köpek geldi. Bir anda karşısında beliren Mon ayaklarına doğru yanaşarak masum masum ona süründü. Yasemin elini Monun ensesine getirerek, okşadı. Mon hep Yasemine sadık bir köpekti, işin garip yanı Yaseminde ona sadıktı. Yasemin, Mon ile bir süre oynadıktan sonra evine doğru yol aldı. Aklına hep çok sevdiği kedisi geldi. Kedisi bundan 10 yıl önce ölmüştü. Kedisine volteire ismini koymuştu Yasemin , küçükken Yasemin geceleri hep ağlardı o zamanlar çok duygusaldı. Her ağlayışında Volteire onun kalbinin üzerine oturur ve yüzünü yalardı. Yasemin o zamanlar bu sorunlarla başa çıkamazdı fakat Volteire hep onun yanındaydı. Bu olay böyle devam ede durdu. Bir süre sonra Volteireye araba çarptı ve öldü. Yasemin onu hiç unutmadı hep hayali ile onu korudu.