Zaman,
avuçlarımdan kayıp giden bir kum gibi.
Ne kadar sıkarsam sıkayım,
her tanesi usulca
yere düşüyor.
Bir sabah uyanıyorum,
ve anlıyorum…
Dün, artık geri gelmeyecek.
Söylenmemiş sözler,
yarım kalmış vedalar,
hepsi, geçmişin içinde kaybolmuş.
Keşke dediğim anlar birikiyor içimde.
Keşke daha çok gülseydim,
keşke daha az üzseydim,
keşke biraz daha kalabilseydin…
Ama zaman kimseyi beklemiyor.
Ne geri dönüyor,
ne de özrümüzü kabul ediyor.
Bize sadece,
geçmişin ağırlığıyla yaşamak kalıyor.