Bir gün,
aynaya baktığında,
gözlerindeki çizgileri fark edersin.
Zaman,
sessizce dokunmuştur tenine,
hiç fark etmeden,
usul usul işlemiştir ruhuna.
Ve sorarsın kendine,
ne zaman büyüdüm ben?
Ne zaman geçip gitti çocukluğum,
hangi rüzgâr aldı hayallerimi?
Zaman susar,
çünkü onun cevabı yoktur.
O, sadece yürür,
arkasına bile bakmadan.
Sen ne kadar tutmaya çalışsan da,
avuçlarının arasından
kum gibi kayar gider.
Ama belki de,
zamanla savaşmak yerine,
onunla dans etmeyi öğrenmek gerek.
Çünkü insan,
ancak kabul ettiğinde,
gerçekten yaşamaya başlar.