Zaman geçer,
dönüp bakmadan,
bize uğramadan.
Ve biz,
her bir saniyede,
geriye kalan izleri
silmek için mücadele ederiz.
Geçmişin ağır yükü,
gözlerimdeki bir çizik gibi,
her geçen gün daha derinleşir.
Ama belki de,
o izler,
gittiğimiz yolun hatırlatıcılarıdır,
belki de kaybolmak,
gerçekten kaybolmaktan çok,
yeni bir şekil almaktır.
Zaman,
bize kaçan bir rüzgar gibi gelir,
ne zaman yakalamaya çalışsak,
daha da uzaklaşır.
Ama bu,
onun değerini azaltmaz,
tam tersine,
her anın içindeki gizemi
daha da derinleştirir.
Bir gün,
geçmişin izlerini geride bırakıp,
yola devam etmek gerekirse,
gözlerimi ileriye dikerim.
Çünkü zaman,
bizi sadece unutturmak için değil,
yeniden doğmak için var.
Ve belki de,
geçmişin yükünden özgürleşmek,
gerçekten yaşamanın başlangıcıdır.
Her an,
yeni bir yol,
yeni bir umut barındırır içinde.